20 Kasım 2011 Pazar
Boktan bir geceden fışkıran şarapnel parçasıydı haykırışlarım
Tüm dünyanın üzerine geldiğini hissettiği zamanları olur insanın. Sanki seni bunaltmak için dönüyor olduğunu düşünmeye başlarsın. Etrafında kimsenin olmadığını,seni kimsenin anlamadığını düşünürsün. Koca bir şehirde yalnızlık kadar yakıcı bir durumla karşı karşıyasındır ve artık bunu iliklerine kadar hissediyorsundur. Bunlar yetmiyormuş gibi yalnızlığını paylaşmak istediğin tek kişiyle aranda 700 km gibi bi mesafe vardır.Aman Tanrım ne de güzel bir tema çıktı ortaya. Önünde hayatını belirleyeceğin bir sınav ve her dakika sırtında taşıdığın geçmişinin yükü. İnsanın geçmişiyle yaşaması gerçekten çok boktan bi durum. Geçmişiyle yaşamak değil özür dilerim,geçmişinde canını yakan anılarıyla yaşamak boktan bir durum.Biz insanlar neden mutlu anlarımızdan cok mutsuz olduğumuz anları taşırız ki yanımızda? Veya neden mutsuz olmak bize daha yakın gelir ki? Keşke çocuk kalsaydık. 5.sınıftan beri yıkılmaya devam eden hayallerim ve umutlarım var benim. Ama öyle sağlam temellerle atmışım ki bu binanın temelini. 8 Senedir inatla hergün bir parçasını kaybetmesine rağmen hala yıkılmadı.. Belki de o yıkılmadığı için yeni hayallere,mutluluklara yelken açamıyorumdur.Kafamı bozan,beni rahatsız eden,kendi kendime yarattığım saçmalıklarım da var benim. Bu ara çok paronoyayım mesala. Bilemiyorum nasıl bir durumun içindeyim. Tek bildiğim şeyin bir an önce bu durumlarla bir daha barışmamak üzere yollarımı ayırmak olduğumdur. Aksi taktirde gidecek olan kocaman 1 sene,hayatımın en güzel yıllarından koca 1 senesi ve umutlarım,hayallerim.. Anlayacağınız ben hiç iyi bir durum içinde değilim. Şimdilik söylemek istediğim bu kadar. Aralıklarla yazıcam ve bakalım nasıl bir ilerleme kaydedicem. Rüyalarda yaşıyorum..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder